Her alanda Rojava devrimi sahiplenmeli PDF  ICON_SEP Print ICON_SEP  Email

BASEL (28.10.2013)- Rojava Devrimi'yle dayanışma etkinlikleri devam ediyor . “Yaşasın Rojava Devrimi Kahrolsun Sömürgecilik ve Emperyalist Saldırganlık” adıyla yürütülen kampanya çerçevesinde Basel'de ICOR, MLKP ve PYD temsilcilerinin katıldığı bir panel gerçekleştirildi. Panel devrim şehiteri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.

 

Açılış konuşmasında “Halk isyanlarının Tunus, Mısır ve bir bütün olarak Arap ülkelerini kapsayan ve sonunda Suriye'ye ulaşan Arap ayaklanmalarının neticesinde emperyalist müdahale sonucu Suriye'de gerici bir iç savaş yaşanıyor. Bir tarafta diktatör Esad rejimi diğer tarafta emperyalizmin ve bölgedeki çeşitli ülkelerin uzantıları durumunda El Kaide uzantılı örgütlerin saldırıları altında Suriye halkı bir dram yaşıyor. Rojava devrimi boğulmak isteniyor. Rojava'nın çığlığını dünya halklarına duyurmak gibi bir görevimiz var” sözlerini tamamlayarak panelistlere söz verildi.

 

 

Rojava'da yaşanan halk devrimidir...

 

MLKP temsilcisi Rojava kampanyasının oluşum süreci ve 3 aylık bir süreci kapsayan bir kampanya bilgisini vererek panelin bu kampayanın bir parçası olduğunu dile getirdi. MLKP temsilcisi, “Rojava devrimini sahiplenme babında gerçekleşen iki büyük şahadeti burada önünde saygıyla durarak hatırlatmak isterim. Bunlardan bir tanesi Salih Müslim'ün oğlu Şervan. Bu uluslararası devrimci mücadelenin, halk devriminin aslında bize tarihsel olarak defalarca kanıtlanmış başka somut bir durumudur. Dün Hitler faşizmine karşı Stalin'in çocukları bu savaşta yer aldı ve yaşamlarını yitirdiler ve tutsak düştüler. Salih Müslim'ün oğlu Şervan yoldaşımızın şahadeti gerçek halk devrimlerinde seferberliğin, mücadelenin, aileyle, babayla, anneyle, çocuklarla ve akrabalarla yürütüleceğinin bir başka parlak örneğidir. Diğer bir yoldaşımız Serkan Tosun yoldaş MLKP'nin bir savaşçısı. Bilinçli bir tercih yaparak yoldaşlarıyla Rojava devrimini sahiplenme, oradaki karşı devrimci çetelerle savaşma yada emperyalist saldırganlığa karşı bir duruş ortaya koyma bakımından bölge devrimcilerine çağrı yapmıştır” dedi.

 

PYD Temsilcisi “Tunus'ta başlayan süreç esasta kendiliğindenci bir süreçti. Oradaki ayaklanan halk kitlelerine önderlik edebilecek siyasi programı olan bir yapılanma olmadığı için oradaki devrimler sonuçsuz kaldı. Bugün Suriye'deki durum gittikçe ağırlaşmaktadır. Politik islamın politikaları sonucunda ülkede tamamen bir kaos hakim. Biz şunu önceden öngördük ve ilan ettik. Herhangi bir dış müdahaleye karşı olduğumuzu önceden beyan ettik. Bize mal etmeye çalışıldığı gibi hiç bir zaman Esad yanlısı bir duruş sergilemedik. Kendi halkımızı örgütleyerek sistemimizi kurma yönünde çalışmalarımızı başlattık” şeklinde düşüncelerini ifade etti.

 

ICOR temsilcisi Rojava halkı özgürlüklerine kavuştuğunu, Rojava devriminde halkın siyasi ve askeri yönetimlerini ellerine aldıklarını ve Rojava ile enternasyonal bir dayanışma içerisinde olduklarını dile getirdi. Panel, soru ve cevaplarla sona erdi.