Devrimci Parti ve Örgütler Koordinasyonu (ICOR) kuruldu PDF Print Email

BERLİN (18.10.2010)- Dünya çapında devrimci parti ve örgütler arasında koordinasyonu ve sağlayacak ve ortak mücadeleyi geliştirmeyi hedefleyen yeni bir örgütlenme olan ICOR, 16 Ekim’de Berlin’de yapılan basın konferansıyla kamuoyuna tanıtıldı. Basın konferansından sonra gerçekleşen Enternasyonal Kültür Gecesi, ICOR’un kuruluşunun kutlandığı bir etkinliğe dönüştü.

 

Berlin’de aralarında MLPD, REBEL, AGİF, ATİF, BİR-KAR, Yaşanacak Dünya, YEK-KOM, Ranjbaran, Solidarität International gibi bir çok siyasal parti ve kitle kurumunun ortaklaşa organize ettiği Enternasyonal Kültür Gecesi’nin yapıldığı Max-Schmeling-Halle’de 16 Ekim’de saat 15.30’da bir basın konferansı düzenlendi. Basın konferansına Almanya Marksist Leninist Partisi (MLPD) Başkanı Stefan Engel ve Hindistan Komünist Partisi/Marksist Leninist (CPI/ML) Merkez Komitesi Üyesi Sanjay Singhvi katılarak ICOR’un kuruluşunu anlattılar.

 

ICOR kuruluş çalışmasına 70 devrimci parti ve örgüt katıldı

 

Basın konferansında konuşan Stefan Engel, 70 devrimci parti ve örgütün katılımıyla 3 yıllık bir hazırlık sürecinden sonra hedefe ulaşıldığını ve Devrimci Parti ve Örgütler Koordinasyonu ICOR’un 6 Ekim’de kurulduğunu duyurdu. Stefan Engel, dünyanın farklı kıtalarından bir araya gelen devrimci parti ve örgütlerin ICOR’un kuruluş deklarasyonunu ve tüzügünü onayladıklarını ve ardından bir Uluslararası Koordinasyon Komitesi (ICC) seçtiklerini anlatarak, kendisinin Genel Koordinatör ve Sanjay Singhvi’nin ise Genel Koordinatör Yardımcısı seçildiğini belirtti.

 

Stefan Engel, ICOR’u kurma inisiyatifinin 2007 yılında başlatıldığını ve devrimci işçi hareketinin parçalanmışlığını aşmak hedefiyle onlarca yıldan bu yana ilk defa farklı eğilimlerden bu kadar çok parti ve örgütün bir araya gelerek dünya çapında örgütlenmeye gittiklerini anlattı. Dünya’da ekonomik krizin yaşanmakta olduğunu, krizin işçilere saldırıya dönüştürüldüğünü, yine ‘antirerör’ yasalarıyla sınıfa saldırıların arttığına değinen Engel, işçi hareketinin parçalanmışlığını aşmak ve bu saldırılara karşı koymak için en asgari ideolojik temellerde birleşilmesi gerektiğinden yola çıkıldığını ve oluşumda yer alan parti ve örgütlerin sistemi değiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.

ICOR içinde farklı ideoljik eğilimlerden parti ve örgütlerin bir araya geldiğini belirten Engel, “aramızda Mao’yu savunanlar, Mao’yu eleştirenler, Guaveracı örgütler, SB’nin dağılmasından sonra revizyonizmden kopmaya çalışan parti ve örgütler var” dedi. ICOR”un kuruluş deklarasyonundan bölümler aktaran Engel, ICOR kuruluş sürecine katılan, ancak kuruluş toplantısına çeşitli nedenlerden dolayı katılamayan bazı parti ve örgütleri bilgilendirmekte olduklarını ve 30 Kasım’dan sonra ICOR’un kurucular listesini yayınlayacaklarını belirtti.

 

Genel Koordinatör Yardımcısı Sanjay Singhvi ise, gelen soruları cevapladı. Singhvi, ICOR’a sadece parti ve örgütlerin üye olabileceğini, ancak emperyalizme karşı mücadele eden herkesle birlikte çalışabileceklerini söyledi. Dünyadaki tüm devrimci partilerle birlikte çalışmayı hedeflediklerini belirten Singhvi, birlikte çalışmanın dünya çapında, bölgesel ve yerel düzeyde olabileceğini anlattı.

 

Enternasyonal Kültür Gecesi, ICOR kutlamasına dönüştü

 

Basın konferansından sonra saat 17.00 de başlayan Enternasyonal Kültür Gecesi, katılımcılara coşkulu anlar yaşattı. Bando ekiplerinin gösterileriyle başlayan gecenin ilk saatinde ICOR’un kuruluşuna dair konuşmalar yapıldı ve ICOR tanıtıldı. Dünyanın farklı ülkelerinden sınıf mücadelesinden kesitlerin aktarıldığı ve ICOR’un bu mücadeleyi birleştirmeyi hedeflediğinin vurgulandığı dia gösterisinin ardından ICOR adına konuşmayı yapmak üzere ICOR Genel Koordinatörü Stefan Engel kürsüye çıktı. Stefan Engel konuşmasında, emperyalizmi alt edebilmek için ortak mücadelenin gerekliliğini vurgulayarak, farklı akımlardan devrimci parti ve örgütlerin bir araya gelmesinin ve ortak mücadele yürütmesinin önemine değindi. Stefan Engel, ICOR içindeki parti ve örgütlerin birbirleriyle eşit düzeyde ilişkileneceklerini, büyük-küçük ayrımı veya yaklaşımının olmayacağını, dayanışmanın gerekli olduğunu ancak, hiçbir parti veya örgütün diğerinin içişlerine karışmayacağını söyledi.

 

Engel’in ardından kürsüye çıkan ICOR Genel Koordinatör Yardımcısı Sanjay Singhvi de, ICOR’un kuruluşunu selamladıklarını ve büyük bir adım attıklarına inandığını berlirtikten sonra, gecede hazır bulunan farklı ülkelerden ICOR’ üye parti ve örgütlerin temsilcilerini sahneye çağırdı. Bangladeş, Hindistan, Nepal, İran, Hollanda, Ukrayna, Bolivya, Dominik Cumhuriyeti, Şili, Panama, İsviçre ve Almanya’dan üye örgütlerin temsilcileri kızıl bayraklarla sahneye çıkarak hep brilikte gece katılımcılarını selamladılar. Katılımcılar ise, sahnedeki konukları ‘Yaşasın Enternasyonal Dayanışma’ sloganıyla selamladı.

 

Gece’de Filipin Komünist Partisi’nden Jose Maria Sison video aracılığıyla gönderdiği kutlama mesajının ardından önce Yunanlı müzisyen Kostas Papanastasiou sahne aldı. Ardından aralarında Brezilyalı „Capoeira Angola“ adlı dans grubu, Filistin Çocuk Folklor Grubu, die Bandbreite, Ozan Hikmet, Muharrem, Grup Haykırış, Filipin Kültür Grubu, Ruhrchor, Todo Chambia bulunduğu çok sayıda sanatçı ve müzik grubu sahneye çıktı. Aralarda Nazım Hükmet’ten, Pablo Neruda’dan ve Betold Brecht’ten şiirler okundu. Gece salonu, organize eden siyasal parti ve kitle örgütlerinin bayrakları ve pankartlarıyla süslenirken, aralarında MLPD, MLKP, REBELL, Courage, YEK-KOM, ATİF, AvEG-Kon, BİR-KAR, Yaşanacak Dünya, Trotz Alledem, Yeni Dünya İçin Çağrı ve ICAD Almanya Seksiyonu’nun da bulunduğu çok sayıda parti ve örgüt de açtıkları standlarda kendilerini tanıttılar.

 

Türkiye’den tekel işçilerinin direnişi ve diğer işçi direnişlerinden kesitlerin de gösterildiği gecenin sonunda tüm uluslararası konuklar sahneye çıkarak hep birlikte Enternasyonal Marşı’nı söylediler. Kitle de ayağa kalkarak Enternasyonal Marşı’nı birlikte söyledi ve ardından “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma” sloganları atıldı. Saat 21.00 de başka kentlerden gelenler geceden ayrılırken, kalanlar saat 22.00’e kadar Grup Haykırış, Bandnreite ve Muharrem’le coştular.